ceneviz günlüğü

neden?

çok yıllar önceydi, bir kart almıştım. şimdi vernazza olduğunu bildiğim nefis bir koy/köy manzarası vardı üzerinde, arkasında da bir not, böyle 4 tane daha olduğuna dair. adını anında unutmama rağmen italya'da gidilesi, resim gibi köyler olduğu fikri kafama yerleşmişti. derken yine bir italya seyahati sırasında, nerede olduğunu öğrendim, cenova'nın dibindeydi. hani şu, istanbul'un en sevdiğim yerlerinden galata'nın eski mukimleri cenevizlerin kenti.

işte bir şahane neden daha çıkmıştı ama yolumu düşürebilmek için epey beklemem gerekti.


gün-1: cenova

şehrin alamet-i farikası pek tabii yeşil panjurlar, dar sokaklar, dik yokuşlar ve kentsel dönüşümden nasibini almış 'porto antico' liman bölgesi. pazar öğleden sonra vardığımızdan etraf, kalabalık sevmeyen benim için bile fazla boş ve ıssız, limandakiler hariç bütün dükkanlar kapalıydı. dondurmacılar bile. neyse ki, dönüş günü kentin 'hayat sokakta' versiyonunu görebildik.

2. gün cinque terre'ye giderken trende gördüğümüz ise 'hayat plajda ve çocuklara güzel' versiyonuydu. zira tren, başlarında 1-2 yetişkinle denize giden ufaklık gruplarıyla doluydu. her grup farklı bir istasyonda indi.

   

gün-2: cinque terre

önce coğrafya: 5 köyden oluşan, adını da bundan alan cinque terre, dik dağlar ile deniz arasına sıkışmış, feci alan sıkıntısı olan bir yer. hal böyle iken, manzara da, köy deyince aklımıza gelen ferah feza bahçeler içinde 1, bilemedin 2 katlı evler yerine, 4-5 katlı binalar ve dik yamaçlara teras teras yerleştirilmiş üzüm bağlarından oluşuyor. 

köyler arasında, zorluğuna göre derecelendirilmiş yürüyüş parkurları ile bizim gibi tembeller için sıklıkla işleyen trenler var. 2. köy olan vernazza'dan corniglia - manarola - riomaggiore hattını trenle geçip tekne ile dönmeyi planlamıştım ama akşam vakti havanın (ve denizin) bozmasıyla bu planı rafa kaldırmak zorunda kaldık. 

   

 gün-3: santa margherita ligure - portofino

buralara kadar gelmişken dönüş yolunda eksik kalan 5. (ya da 1.) köy monterosso ile devamında portofino'yu görmesek olmazdı tabii. monterosso diğer 4'üne göre büyük, plajı geniş, denize girmeye en uygun yer. portofino ise şık, temiz ve bakımlı. ama bence günün sürprizi, portofino'ya tren olmadığından indiğimiz istasyonun bulunduğu santa margherita ligure kasabası oldu. öncesinde hakkında hiçbir şey okumadığımdan mı, ufacık ve salaş balıkçı köylerinden sonra gittiğimiz için mi, yoksa o ana kadar kapalı ve yağmurlu havanın bir anda açmasından  mı bilmiyorum, çok güzel göründü. biraz daha zaman ve enerjiyi hakediyordu kesinlikle.