Tatlı tatlının mayasıdır.

Yemek İhtiyaç mı, Alışkanlık mı?

140 kiloya nasıl çıktım sanıyorsunuz? Her gece mutlaka tatlı yiyerek, yanlış ve sağlıksız beslenerek... 

Datça’ya Gaziantep’teki İmam Çağdaş’tan tepsiyle baklavalar getirttirdim. Güzel bir baklavayı ılık yiyebilmek için 90 km yol gittiğimi bilirim. Gece 23:00 den sonra kapanmış ocağı açtırıp künefe yaptırtmışlığım bile olmuştur. Hiçbir şey bulamazsam evde her zaman hazır duran ceviz reçelinden iki üç tane yerdim. Evet, bu anlattıklarımın eksiği var fazlası yok. Tip 2 diyabet hastası olarak nasıl olsa şeker ilacı içiyorum diye tatlı yemekten asla vazgeçmemiştim. Daha doğrusu vazgeçememiştim.

Karatay Diyeti’ni ilk duyduğum zaman “ekmek” ve “şeker” konusu bana çok ters gelmişi. Epey bir tereddüt geçirdim beynimde. Sonra ne oldu?

Karatay Diyeti’ne başladım. Kahvaltıda 5 adet hem de en irilerinden günkurusu kayısı yedim. Öğlen yemeğinden sonra da iki tane (Diyete ilk başladığımız zaman çocuklarımız yanımızda olduğu için üç öğün yiyorduk) akşam yemeğinden sonra da iki kayısı yedim ve Karatay kurallarına harfiyen uydum. Aaa bir de baktım ki tatlı krizine hiç girmedim. Derken ikinci gün, üç, beş ve sonuçta hiç tatlı krizine girmeden bir buçuk yıl geçti.

Bu nasıl oldu? Bu gerçeği Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın kitaplarından öğrenmiş oldum. İnsanın canı ne zaman tatlı ister? Cevap çok kolay… Şekeriniz hızlı yükselip hızlı düşüşe geçtiği zaman. Peki, şekeriniz neden hızlı yükselir? Glisemik indeksi yüksek gıda aldığınız zaman. Evet, her şey burada yatıyor. Şayet glisemik indeksi yüksek bir gıda aldığınız zaman, hem erken acıkacaksınız hem de şeker yeme ihtiyacı hissedeceksiniz. Yani canınız tatlı yemek istiyorsa bir önceki yedikleriniz arasında mutlaka yanlış bir şeyler var. Yani, “TATLI TATLININ MAYASIDIR” bunu hiç unutmamak lazım.

Bir de işin psikolojik boyutu var. Psikoloji, eşim Psikolog Nurçin Çağların konusu ben o konuya girmeyeceğim ama beynimi nasıl koşullandırdığımı sizlerle biraz paylaşayım.

"Şeker Uyuşturucu Gibi"

Kanser hücrelerini şeker besliyormuş. Kanserli hücrelerin yerinin tespitinde bile şekerli su kullanılırmış. Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasından bir video paylaşmıştık. Özü kanseri yenmek için şekerin kesilmesiydi. Yani kanser tedavisinde bile şekeri keserek, kanserli hücrelerin beslenmesini engelleyerek kanserli hücreyi yok edebiliyormuşsunuz. Bunu da duyduktan sonra bir pasta, baklava vb gördüğümde “ben bugüne kadar kanser olmadım bundan sonra da olmak istemiyorum. Şu anda bilmediğim kanser hücresi varsa bile şekersiz kalıp açlıktan ölsün” diye kendimi koşullandırdım. 

Canan Hanım boşuna demiyor “Şeker = Zehir”

Şeker sadece zehir de değil. Aynı zamanda Şeker = Uyuşturucu

Şeker sadece baklava, pasta, meşrubat mı? Bence hayır. İki dilim tam buğday ekmeği bile iki çorba kaşığı kadar şekerimizi yükseltiyorsa, yüksek glisemik indeksli yiyeceklere eğilim duyduğumuzda bir değil iki değil bin defa düşünmemiz lazım.

Tatlı İhtiyacı

Son zamanlarda pek çok arkadaşımızın unsuz, şekersiz Karatay Sağlıklı Beslenmesine uygun tatlı paylaştıklarını izliyorum. Tabii ki unsuz şekersiz bir tatlı, bir pastaya bir baklavaya göre çok daha sağlıklı. Ancak genelde incir ve hurmayla tatlandırılmış bu tür tatlıları yemeye acaba ihtiyacımız var mı? Ne sıklıkta yemeliyiz? 

"Şeker ihtiyacımı kesen mucizevi tatlı" başlığı altında daha önce Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasında paylaştığım, günde 5-6 tane yediğim günkurusu kayısı ve bir meyve ile tüm tatlı isteğimin karşılandığını düşünüyorum. Canım hiç tatlı istemiyor ve tatlı krizlerine girmiyorum. Çünkü glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenince kan şekeri hızlı yükselip hızlı düşmediği için insanın canı doğal olarak tatlı istemiyor. (140 kiloyken 5-6 adet yedim 100 kilolara geldiğimde bu sayı 2 lere düştü. Artık canım hiç istemiyor  ve ayda yılda bir yer oldum.)

İhtiyacı olmayan şeyi insanın yemesi daha doğrusu yemek istemesi tamamen eski alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Bu alışkanlığınızdan kurtulduğunuz ve sağlıklı beslendiğiniz takdirde sağlığınıza kavuşmayı başarıyorsunuz. Ben 1 yılda 40 kilodan, 1,5 yılda da toplam 47 kilodan kurtulmuş oldum ve sonuç olarak da sağlığıma kavuştum. 

25.03.2013 tarihinde bütün kan tahlillerim yapıldı, Endokrinolog Doç. Dr. Melek Tezcan bana aynen şunu söyledi. "SİZ ARTIK ŞEKER HASTASI DEĞİLSİNİZ" 

A. Okan Çağlar
Sağlıklı Yaşıyoruz