D A M D A N    D Ü Ş E N L E R İ N     H İ K A Y E L E R İ

NASIL İYİLEŞTİM?

5 - ÇAĞIN HASTALIĞI FİBROMİYALJİDEN NASIL KURTULDUM?

Sağlıklı Yaşıyoruz Ailesi üyeleri, Karatay Sağlıklı Beslenmesi ile FİBROMİYALJİYİ nasıl yendiklerini anlatıyorlar.

Siz de fibromiyaljiden kurtulma hikayenizi paylaşmak isterseniz, Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Not : Bu yazı dizisindeki tüm iyileşme hikayeleri örnek olması için verilmiştir. Herkesin durumu kendine özeldir. Mutlaka doktorunuza danışınız.

_____________________________________________________________________________________________________

 

48 yaşında ilk rahim ameliyatımın ardından iki büyük ameliyat daha gecirmek zorunda kaldim. Aslında pek şikayetim yoktu, hatta yorgunluk ağrı nedir bilmez, çok yorgunum diyenlere de biraz düşünceli bakardım. Ne olduysa ilk ameliyattan ve arkasından gelen tedavi sürecinden sonra başladı.

İlk önce Wikipedia‘dan bir bölümünü aldığım Fibromiyalji hakkında biraz bilgi vereyim. Benim sıkıntıma en uygun bilgiler Wikipedia‘da mevcuttu.“

 

Nedenleri:

 

Fibromiyalji'nin nedeni kesin olarak bilinmemekte. Stres, kaygı, depresyon, dinlendirmeyen uyku ve bazı romatizmal ve hormonal hastalıklarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Aşırı egzersiz veya ağır sporlar yapmak, hareketsizlik, soğuk ve nemli havalar, psikolojik stresler ağrıları arttırır.

 

Fibromiyalji belirtileri nelerdir?

 

 


1990'da American College of Rheumatology'ye göre fibromiyaljide 9 çift hassas noktanın yerleri.  

·        3 aydan uzun süren yaygın vücut ağrısı vardır.Ağrı ana belirtidir. Kaslarda ve eklemlerde hissedilen ağrı günden güne, haftadan haftaya değişebilir.Ağrının yeri vücudun farklı yerlerinde dolaşma eğilimi gösterse de en sık boyun, bel, kollar, göğüs, kalça ve bacaklarda hissedilir.

·        Ağrı özellikle kötü uyku, soğuk ve nemli havalar, ve psikolojik stresle, mekanik yüklenmelerle artabilir

·        Boyun, omuz, diz, dirsek veya kalçalarda, uylukta duyarlılık olabilir

·        Dinlendirmeyen uyku çok sık görülür

·        Sabahları ve günün ilerleyen saatlerinde yorgunluk,

·        Gerilim veya migren tipi baş ağrısı, başta sersemlik hissi olabilir

·        Konsantrasyon güçlüğü,

·        Eller, kollar, ayaklar, bacaklar veya yüzde hissizlik veya karıncalanma hissedilebilir.

·        Karın ağrısı, şişlik, kabızlık, ishal gibi mide-bağırsak sistemiyle ilgili şikayetler olabilir.

·        Adet öncesi gerginlik, ağrılı adet dönemleri

·        İdrara sık çıkma

Bu şikayetlerin hepsi aynı anda görülmeyebilir, belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterir.Ancak kas ve eklem ağrıları, dinlendirmeyen uyku ve yorgunluk en sık görülen şikayetlerdir.

Fibromiyalji tedavisi oldukça güç bir hastalıktır. Bunun çok sayıda nedeni vardır.“

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Fibromiyalji

 

Teşhisi o kadar zor bir hastalık ki, genellikle depresyonla karıştırılıyor. Bana yaklaşik 1 yıl kadar teşhis konulamadı. Günlük hayatim aksamaya, hayat standardım düşmeye başlamış, yattığım yerden kalkamaz olmuş, ağrılarla baş edemeyince tüm ağrı kesicilere saldıran biri olmuştum. Ev doktorumun yönlendirmesiyle önce romatologa gittim. Gen testine kadar yapıldı. Sonuç; “Romatizmal bir hastalığınız yok. Biraz yumuşak doku romatizması ama önemli boyutta değil, sadece depresif sıkıntılarınız var.“

Sonra ortopediste havale edildim. Yanlış teşhis sonucu yüksek dozda kortizon tedavisine geçtim. Herhangi bir düzelme olmadığı gibi, ek olarak kolay kolay bırakılmayacak olan kortizona başlamış oldum !!!

Bu da olmadı, hadi psikiyatriyi deneyelim dedim. Hoppp gelsin antidepresan! Önce ağrı kliniğinde 1 aylık hava değisimi ve tedavi gördüm.  Oradayken sonuç iyiydi çünkü güncel hayattan uzak, alışveriş yok, yemek derdi yok, temizlik yok, ağrılarla savaşarak çalısmak yok. Sadece spor, masaj, -85 derecede soğuk tedavisi, hazır yemek, temiz oda, verilen ilaçlar ve uyuşukluk. Daha ne olsun! Eve gelip normal hayata dönünce ayni dayanılmaz ağrılar geri döndü. Ehhh psikolojim de düzelmedi, agresif sinirli biri oldum. Ne de olsa depresyondayım, hadi bir 3 ay da psikosomatik tedavi görmeye başladım. Bunun da getirisi, psikolojik ve psikosomatik tedavi arasındaki farkı bilmeyenlerle savaşma ve delirmediğini izah etmeye çalışma oldu. Ayrıca tedavi için bulunduğunuz grupta, ağır depresyon hastaları varsa, onları yok saymaya ve kendi yoluna bakmaya çalışmak, ekstra külfetti. Sonuç olarak sinir sistemim sıfıra inmişti. Soğuk iyi gelmedi düşüncesiyle ek olarak fizik tedavi uygulaması sonucunda iyice yürüyemez hale geldim ve sonunda gerçekten depresyona girdim. Sürekli ağlayan biri olmak benim için kaçınılmaz sondu.

Bir Türkiye seyahatimde, Ankara‘da yasayan bir arkadaşımın önerisiyle Hacettepe Tip Fakültesi Romotoloji servisine  gittik. Kan tahlili sonrasında doktorla yaptığım görüşmede yapılan tüm tedavilerin özetini anlattım. Doktor bey yüzünde bir gülümseme ile Fibromiyalji kelimesiyle ilk defa tanıştırmış oldu beni. Hastalığın ne olduğunu dinledikten sonra, kısa bir tedavi sürecinde, ağrılarım azaldı. Beslenmenin önemini, kilo verme gerektiğini, bol spor ve yürüyüş (11 yıldır yaptığım sporu ağrılar nedeniyle yapamaz olmuştum) yapmam gerektiğini söyledi. Antidepresan dozunun azaltılması, kortizonun kademeli olarak tamamen kesilmesiyle ilk iyileşme sürecim başladı ama nasıl beslenmem gerektiğini, nasıl doğruyu bulmam gerektiğini hala bilmiyordum. Evet orada şekeri ve unu azaltmam,  mümkünse kesmem gerektiği, sebze ağırlıklı et ağırlıklı beslenmem gerektiği söylenmişti de bu nasıl olacaktı. İşte bu kocaman bir soru işaretiydi.

Canan Karatay ismini pek de duymamıştım açıkçası. Sadece Okan Bey‘in “Nasıl kilo verdim?“ hikayesi ve resimleri Facebook‘ta yan tarafta gözüme ilişmişti. Yine bir diyet uydurmacası diye düşünüp pek ilgilenmemiştim ama yine de okumuştum. Bir kaç ay sonra Nurçin Hanım‘ı tanıyan bir arkadaşım nasıl kilo verdiklerini anlatmıştı ve konu kapanmıştı.

Hayatımın dönüm noktası her şeyin başlangıcı, uçak saatime yanlış bakıp uçağı kaçırmamla başladı. Yüklüce bir bilet bedeli ödemem yetmiyormuş gibi, bir de 7 saat beklemem gerekiyordu. Bu sürede en iyisi kitap okumak düşüncesiyle, hava alanı içindeki kitapçıya girdiğimde, Canan Karatay‘in tüm kitapları yeni gelmiş ve çalışanlar tarafından çok satılanlar kısmına diziliyor ve benim gözüme batıyordu. İlk kitap ki ilk okunması gerekenin o olduğunu bilmiyordum, ince olduğu için onu seçtim. “Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC’si“ni aldım ve lounge‘a gidip oturdum. Çay ve güzel bir tatlı tabağı hazırladım kendime ve kitabi okumaya başladım. İki saat sonra ilk kitap ve tabağımdaki tatlılar bitmişti. Konu ilgimi çektiği için sıcağı sıcağına gidip diğer kitapları da aldım ve okumaya devam ettim.

Uçağa bindiğimde ben bu işi yaparım düşüncesiyle evime geldim. Vakit çok geç olduğu için ertesi günü ilk iş evde, Karatay beslenmesine uymayan ne kadar gıda varsa, torbalara toplayıp ailem arasında dağıttım ama evde yiyecek bir şey kalmadı diye de üzülmedim değil. İlk önce anladığım kadarıyla eksik yanlış uygulamaya başladım. Sonra arkadaşımdan sayfanın ismini öğrenip Sağlıklı Yaşıyoruz‘u takip etmeye başladım. Kilo vermek ne gezer, ben artık kitabi dört sefer okuduğum için bayağı doğru yapıyor ama kilo veremiyor, tersine alıyordum. Beslenme düzenimi Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasında paylaşmaya başladım. Hatalarımı düzelttim ama olmuyordu işte. “Eh bu da fos çıktı.“ dedim ve yapmamaya karar verdim. O zamana kadar, Canan Hoca‘dan randevu almıştım, kendimi zorlamanın anlamı yoktu. Ancak içimden bir ses “Devam et bak hareketliliğin arttı, ağrıların azaldı.“ diyordu ama kilo da almak istemiyordum. Okan Beylere yazdığım mesaj ve onlardan gelen cevap beni güçlendirdi. Durmak yok, devam! Sayfa takibi, doğruları öğrenme, anlamadığım yerde kitapları tekrar tekrar okuma, derken ben 5 ay sonra Canan Hoca‘ya gittiğimde, ağrılarım %40 yok olmuş, antidepresan hariç tüm ilaçları bırakmış, gittiğim psikologa gitmez olmuş ve 10 kg eksilmiştim. Beraberinde diğer rahatsızlıklarım da düzeliyor, hareketliliğim artıyordu. Ekmeği bırakmak beni çok zorlamadı zaten çok ekmek tüketen biri değildim ama ya şeker! Onunla dostluk eroinle dostluk gibiymiş meğerse. Gün kurusu kayısı ve kuru erik sayesinde tatlı ama bir o kadar da acı olan dosttan kurtulmuştum.

Artık Fibromyalji ağrılarımın %80‘i yok diyebilirim. Hava şartları veya başka nedenlerle Tender Points -  Hassas Noktalar‘daki şikayetler  zaman zaman kendini gösterse de (mevsim geçişleri çok önemli bir rol oynuyor) rahatsız edici boyutta değiller. Hatta hastalığın başladığı boyutta hiç değiller.


Karatay beslenmesiyle benden giden kilolar bonustu fakat en önemlisi giden kilolarlarla birlikte önce yavaş yavaş olsa da sağlığımı sonra hareketlilik kazanmaya başladım (bu gelişmeler 3 ay sonra kendini göstermeye başladı yavaş yavaş derken kastım bu), yapamaz olduğum spora ve yürüyüşlere tekrar döndüm hatta gün içerisinde oturup kalkmanın dahi eziyet olduğu kalkınca yürüyebilmek için adım atmakta bile acaba nerem hangi kasım gerilecek ve yine ağrı başlayacak diye düşünürken şimdi dizlerimi bükebiliyor çömelebiliyor hatta resimde olduğu gibi bağdaş kurup oturabiliyor yerlerde nasıl kalksam şimdi buradan diye uzun uzun düşünmeden fibromiyalji sıkıntısı yumuşak doku romatizması hiç yaşamamış gibi kalkabiliyorum ve yürüyebiliyorum.Hepimizin yapabildiği ve normal olan bu hareketler benim için artık hayal olmaya başlamıştı, artık hayal olmaktan çıkıp gerçeğe döndü.


Ben bu iyileşmeyi, bugünkü sağlığımı, hareketliliğimi, Karatay ilkeleriyle, bilinçli ve sağlıklı beslenmeye, Canan Hoca‘nın önerilerine uymaya (Bana “D vitaminin ve B12 vitaminin yükselecek, bu ağrılar bitecek.“ demişti. Kendisine gittiğimde B12 vitamini 800, D vitamini ise 80 civarıydı), Nurçin Hanım ve Okan Bey‘in desteğine, Sağlıklı Yaşıyoruz‘daki tüm paylaşımlara azimle tüm ağrılarıma rağmen spora geri dönmeye, şu anda günde 7 ile 10 km arası yürümeye haftada bir sefer aqua jogging‘e gitmeye ve 85 kilonun üzerinde başladığım Karatay yolculuğuna 57 ile 60 kg arası gidip gelen kiloda olmaya uymaya borçluyum.


 Hikayem uzun fakat benim gibi damdan düşen birisine belki bir faydası olur diye yaşadıklarımı tüm evreleriyle dile getirmeye çalıştım.

 

Sağlık ve sevgi dolu günler dilerim.

 

Füsun Özbarut

Sağlıklı Yaşıyoruz A Takımı Üyesi

______________________________________________________________________________________________________

"Damdan Düşenlerin Hikayeleri - Nasıl İyileştim?" serisinin tüm yazıları için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

http://woto.com/damdan-dusenler

1) Gut hastalığını nasıl yendim?

2) Karaciğer değerlerimi nasıl düzelttim?

3) Crohn ve IBS (Hassas Bağırsak Sendromu) hastalıklarını nasıl yendim?

4) Alerjik rinitten nasıl kurtuldum?

5) Çağın hastalığı fibromiyaljiden nasıl kurtuldum?

6) Tiroidimi aldırmaktan nasıl kurtuldum?

______________________________________________________________________________________________________

Sağlıklı Yaşıyoruz