Hastalıklardan Kurtulma Hikayemiz

A. Okan Çağlar (Y. Mimar) – Nurçin İzgi Çağlar (Psikolog)

Yaşamımız boyunca hem ben hem eşim çeşitli diyetleri denedik. Özellikle eşimin gitmediği diyetisyen kalmadı. İnanın diyetisyenlere iyi bir araba parası ödemişizdir. Aç kalarak kilo verdiğimiz için diyet bitince hep fazlasıyla kiloları geri aldık. 2011 yılının ortalarına doğru zayıflayabilme konusunda her ikimiz de tüm umudumuzu yitirmiştik. 

     

Ben tip 2 diyabet, yüksek kolesterol, ürtiker, yüksek tansiyon ve birçok rahatsızlığı olan bir kişi haline gelmiştim. Pek çok doktora gittim ve en sonunda Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık’ın Nişantaşı’ndaki muayenehanesine her ay gitmeye başladım. Her gün kullandığım 11 + 1 ilaca rağmen insülin kullanmadığım için mutlu oluyordum. Yani ilaçlarla yaşamımı sürdürüyordum ve ölene kadar da bu şekilde sürdüreceğim söylendi. Çünkü babam da şeker hastasıydı ve tip 2 diyabet genetikti. Kendimizi bu şekilde kabul etmekten başka çaremiz kalmamıştı. Ben 140 kiloyu geçmiş, yıllardır çektiğim bu rahatsızlıklarıma bir de eklem problemleri ve topuk dikeni eklenmişti. Neredeyse çok zor yürür hale gelmiştim. 100 metre yürüyünce yoruluyordum. Kendi çorabımı giyemiyor, ayakkabımı bağlayamıyordum. 

Ağustos 2011’in başlarında evimize gelen ve biraz göbeği küçülen bir arkadaşımız Karatay Diyeti kitabından bahsetti. Daha arkadaşımızla sohbet ederken internetten “Karatay Diyeti” kitabının siparişini verdik ve son çare olarak bir de bunu denemeye niyetlendik.


İnternetten 8 TL ye aldığımız bir kitap bizim yaşamımızı değiştirdi. 

Eşim Nurçin ile birlikte iki günde Karatay Diyeti kitabını okuduk, yapabileceğimize inandık ve birbirimize destek olacağımıza söz vererek 15 Ağustos 2011'de Karatay Diyetini uygulamaya başladık. Bir taraftan da Karatay Diyeti'nin olmazsa olmazı olan sporu yapmamız gerekiyordu. Spor Hocası Aysun Darcan ile anlaşıp haftanın 5 günü pilates yapmaya başladık. Çok basit hareketlerle bile ne kadar yorulduğumu anlatamam. 
İlk iki ayda ben 10 kilo, eşim Nurçin’de 6 kilo verdi. Bu kilo kayıpları bizleri inanılmaz mutlu etti. Çok yolumuz olduğunu biliyorduk ama bu işi başaracağımıza artık inanmıştık. 4. ayın sonunda (15.12.2011 de) ben 20 kilodan kurtulmuş oldum. Esim Nurçin de 12 kg vermiş oldu. Kilolar birer birer gidiyordu ama ilk başlardaki kilo verme hızımız biraz yavaşlamıştı. Biz bu arada Karatay Diyetine o kadar çok alışmıştık ki artık bu bizim beslenme biçimimiz haline dönüşmüştü. 

Medyada kolesterol ile ilgili tartışmalar başlayınca çok korktuk. 

Ancak 2011 yılının son aylarında medyada inanılmaz bir tartışma başladı. Bir kısım doktorlar kolesterol ilaçlarının mutlaka alınması gerektiğini, Karatay Beslenmesinin yanlış olduğunu söylüyordu. Biz de çok korkmuştuk. Çünkü ben 12 yıldır raporlu şeker, yüksek kolesterol ve ürtiker hastasıydım. Eşim de şeker hastasıydı. Karatay Diyetine başlarken de Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın dediği gibi kolesterol ilaçlarını bırakmıştım. 
Biz her gün en az iki adet serbest dolaşan tavuk yumurtası bazen de pirzola yiyorduk. Özellikle Türkiye Kardiyoloji Derneğinde görevli profesörlerin konuşmalarından çok etkilendik ve çok korktuk. Çünkü onlara göre biz neredeyse yavaş yavaş ölüme gidiyorduk. 

     

12 yıldır ilaçlarla bile düzelmeyen kolesterol ve şekerim ilk defa normale döndü.

Hemen bu korkuyla Marmaris'te hastaneye gidip, Endokrinolog Doç. Dr. Melek Tezcan'a durumumuzu tüm açıklığıyla anlattık, gerekli bütün tahlillerimiz yapıldı. Şaşırtıcı bir sonuçla karşılaşmıştık, hayretler içindeydik. Aylardır hiç ilaç içmediğim halde kolesterol ve şeker değerlerim son 10 yılda hiç olmadığı kadar iyi olmuş ve tüm kan değerlerimiz ikimizin de tamamen normale dönmüştü. İnanamadık ve sevinçten adeta uçuyorduk. İşte o gün bizim için çok şey değişti. Televizyonda konuşan doktorların hepsine olan güvenimizi yitirdik. Başta kitabını okuyarak yaşamımızı değiştiren Prof. Dr. Canan Karatay olmak üzere, paralel görüşleri olan Prof. Dr. Ahmet Aydın, Prof. Dr Ahmet Rasim Küçükusta ve  Dr. Yavuz Dizdar’a çok saygı duymaya başladık. 

Tüm güvenimizi yitirdiğimiz dernekçi doktorlar Canan Hocayı “mahkemeye vereceğiz” diyorlardı. Ben de keşke verseler de Canan Hocaya somut değerlerimle tanıklık yapsam diyordum. Bu belgelerimi yani daha önce alınmış raporlar ve kan değerleri ile son kan değerlerimi Canan Hocan çalıştığı hastanenin genel mail adresine gönderdim. 

İçmediğim ve bunan sonra da içmeyeceğim 7 kutu kolesterol hapını SGK’dan sorumlu Çalışma Bakanı Faruk Çelik’e iade ettim. 

Bunun üzerine zamanın Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a, bize kullandığımız ilaçları veren SGK’nin bağlı olduğu Çalışma Bakanı Faruk Çelik’e ve Başbakana 07.12.2011 tarihinde bir yazı göndererek durumu anlattım. Eski raporlarımı ve son tahlil sonuçlarımı gönderdim. İçmediğim 7 kutu kolesterol ilacını da Çalışma Bakanı’na yazdığım yazıya ek yaparak gönderdim. Sonuç olarak da şunu yazdım. “Benim gibi obez olan şeker ve kolesterol hastalarına ilaç raporu vermek yerine   “Karatay Diyeti” kitabının verilmesinin çok daha yararlı olacağını ve ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlayacağını düşünmekteyim. “ dedim. 


Yazıyı gönderdiğimin ertesi günü Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in Özel Kaleminden aradılar. Tesadüfen Faruk Çelik Bey TBMM Gurup Başkanvekiliyken OSB Kanunu değişiklikleri sırasında kendisiyle yakın ilişkimiz olmuştu. Telefonda durumu özel kalem yetkilisine özetledim. Bu olaydan birkaç ay sonra Faruk Beyin ilaç işverenleri ile kolesterol ilaçlarıyla ilgili bir toplantı yaptığını Datça’daki üst komşum ve büyük bir ilaç firmasının sahibi olan Philip Haas’tan tesadüfen öğrendim. Bu toplantıda Faruk Bey, kolesterol ilaçlarının hastalara verilme değerlerini yavaş yavaş yükselteceğini ve kimsenin bu konuda yatırım yapmaması gerektiğini söylemiş. Ben de çok mutlu oldum. Sanırım benim mektubumun da etkisi oldu bu gelişmede.  

Sağlıklı beslenme sayesinde tüm hastalıklarımızdan kurtulduk. 

Biz artık Canan Hanımın bir numaralı savunucusu haline gelmiştik. İşin enteresan yanı Canan Hanım ile hiç yüz yüze gelmemiştik. Sadece mail ile irtibat kuruyor ve gelişmeleri iletiyordum.  

İlk senenin sonunda ben 40 kilodan eşim Nurçin de 22 kilodan kurtulduk.. İkinci senenin sonunda ben 10 kilo daha vererek toplamda 50 kilodan eşim de 5 kilo daha vererek 27 kilodan kurtuldu. 




Sadece kilo vermekle kalmayıp tüm hastalıklarımızdan kurtulduk. Bence işin en can alıcı noktası burası... 

4,5 ayın sonunda açlık ve tokluk kan şekerlerimizin HgA1c nin normale döndüğünü görünce Marmaris’teki endokrinolog Melek Hanım, önce Diamicron’u (2x1) ardından Glynose ‘yi (3x1) ve en sonunda da “sen artık şeker hastası değilsin” diyerek Gifor’u (2x1) ‘u bıraktırdı. Yani her gün içtiğim 7 şeker ilacından kurtulmuş oldum. Eşim “sen bu ürtiker ilaçlarını da bıraksana” deyince “onu da keseyim şayet ürtiker dökersem hemen alırım” diyerek her gün aldığım Telfast 180 (1x1) ile Claritine (1x1) yani 2 ilacı daha bırakmış oldum. Kolesterol ilacını Lipitor 20 (1x1) zaten baştan bırakmıştım. Omega 3 kullandığım için aspirini de bıraktım ve her gün içtiğim 11 adet ilaçtan kurtulmuş oldum. Ben şu anda sadece tansiyon ilacı ½ içiyorum inşallah seneye onu da bırakmış olacağım. Eşim bu sene tansiyon ilacını da bıraktı. Eşim de tip 2 diyabetten kurtuldu. Her gün içtiği reflü ilaçlarından kurtuldu. İnsülini 3,2 oldu. Benim insülinim 50 lerden başladı ve şu anda 6,7 oldu. İnşallah 6 ay içinde o da 5 in altına inmiş olacak.
Tip 2 diyabet için  7 adet
Ürtiker için                2 adet  
Kolesterol için     1 adet
Aspirin                        1 adet
--------------------------------------
Toplam günde          11 adet x 12 yıl x 365 gün = 48.180 adet (12 yıl boyunca içtiğim, artık içmediğim ilaçların toplamı)


 

Artık bu ilaçların hiçbirini içmiyoruz. Eskiden 100 metre yürüyemeyen ben 4-5 saat aralıksız tango yapabiliyorum. Her milongada 12-15 hanım ile dans ediyorum.   

Bunlara bir de şimdi Tiroidimdeki nodüllerden kurtulmak hikayesi eklendi. Nasıl mı? lütfen bu linke tıklayınız. woto.com/tiroid-nodul


Karatay’a inanmayanlar da bizi görünce Karatay’a başladı

Biz bu kiloları verirken  eski halimizi bilen ama Karatay’a çeşitli nedenlerle inanmayan kilolu bazı kişiler bizi yakın takibe aldılar. Bu kişiler bizim bu işi başardığımızı ve sağlığımıza kavuştuğumuzu gözleriyle görünce bizimle bir bir temas kurmaya başladılar. Çeşitli mekânlarda bir araya geldik ve biz kendi hikâyemiz anlattık. Onlar da benzer şekilde bir bir kilo verip sağlıklarına kavuşmaya başladılar. Ben ve eşim yıllarca fazla kilodan çok çektik. Fazla kiloların ne demek olduğunu her ikimiz de çok iyi biliyoruz. Biz başardıysak herkesin başarabileceğine inandık. Damdan düşenler olarak katkı vermeye çalışıyoruz.

Sosyal Sorumluluk projesi olarak Facebook’ta “Sağlıklı Yaşıyoruz” sayfasını oluşturduk. 

Çevremizdekilere bu şekilde katkı vermeye başlayınca daha çok kişiye ulaşmamızı, bir kitap yazmamızı veya blog açmamızı önerdiler. Biz daha interaktif olarak insanlara ulaşabileceğimiz, herkesin de deneyimlerini paylaşabileceği bir platform oluşturmanın daha yararlı olabileceğini düşünerek "Sağlıklı Yaşıyoruz" adlı bir Facebook sayfası açtık. Sayfanın şu anda 30.000'i aşan sayıda takipçisi var.

Bu sayfada deneyimlerimizi paylaşırken bu beslenme şekline yeni başlayacaklar için her gün öneriler yayımlıyorduk. Bu önerileri Karatay Diyeti Önerileri  adı altında topladık. Şimdi sağlıklı beslenmeye başlamak isteyen herkese önerilerimizin linkini gönderiyoruz. Karatay sağlıklı beslenmesini uygulayıp sayfamızı takip edenler de kendilerindeki değişimleri bize gönderdiler. Onları da Öncesi - Sonrası albümünde topladık. Bu albüm de her geçen gün genişliyor. 

Şu anda Datça’da sokakta yürürken kilolu birisini görünce hemen eşimle birbirimize bu kişiyi de Karatay’a başlatmamız lazım diyoruz. Bizler iki emekli olarak sosyal sorumluluk projesi gibi bu işi benimsedik. İnsanlara deneyimlerimizi anlattıkça ve onların da kilo verip mutlu olduklarını daha da önemlisi tip 2 diyabetten, hipoglisemiden ve gut hastalığından kurtulduklarını gördükçe / duydukça dünyanın en mutlu insanı oluyoruz. Bu mutluluğu para ile satın almak imkansız. 


Düşünsenize hiç tanımadığınız bir insanın sadece sağlıklı beslenmesini sağlayarak hastalıklarından doktor olmadığınız halde kurtarabiliyorsanız birilerinin oturup düşünmesi lazım. 

Türkiye’nin ilk sağlıklı yemek portalı Karatay Menüsünü oluşturduk.

Bizden kitap yazmamız istendi ama biz  kitap yazmak yerine insanlarla interaktif iletişimde olmayı yeğledik. Önce biz her gün yediğimiz yemeklerin fotoğrafını çekip paylaştık. Daha sonra bu yemeklerin tariflerini de vererek  www.karataymenusu.com da Türkiye’nin ilk sağlıklı yemek portalını oluşturduk. Menümüzde yer almayan yeni yemekler öğrendikçe de bu sayfaya ekliyoruz. 

Şimdi insanlar yedikleri yemeklerin fotoğraflarını çekip sayfaya yüklüyorlar biz ve deneyimli arkadaşlarımız o yemeklerle ilgi görüşlerimizi paylaşarak sağlıklı beslenmek isteyen insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Prof. Dr. Canan Karatay ile iki yıl sonra ilk kez yüz yüze geldik.

Benim 50 kilodan kurtulmamı kutlamak için bizim Datça’daki evimizde bir yemek düzenledik ve Canan Hocayı ve eşini davet ettik. Bizi sağlığımıza kavuşturan insanla iki yıl sonra yüz yüze gelip tanışmak gerçekten çok önemliydi.


Düşünün bir insan sizi sağlığınıza kavuşturmuş ama siz o insanla hiç karşı karşıya gelmemişsiniz. Bizim için çok özel ve güzel bir gündü karşılaşma günümüz. Hele ki Canan Hocanın bizim için Bodrum Datça feribotunda yazdığı türkü sözleri gerçekten hayatımızda aldığımız en güzel hediyelerden bir tanesiydi.  


Pek çok doktor hastalarını Sağlıklı Yaşıyoruz'a yönlendirmeye başladı. 

Obezite, tip 2 diyabet, hipoglisemi, ürik asit yüksekliği yaşayanlara pek çok doktor ilaçlarının yanısıra ilaç yazar gibi sağlıklı yaşıyoruz'u takip et demeye başladı. Çünkü biz doktorluk oynamıyoruz. Sadece insanlarla sağlıklı beslenme konusunda deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Ama bunun sonucunda o insanlar hastalıklarından kurtuluyorlarsa pek çok doktorun ve eğitim sisteminin oturup düşünmesi lazım diye düşünüyorum. Bizim en büyük avantajımız bu projeyi sosyal sorumluluk projesi olarak görmemiz ve para kavramının asla sayfamıza girmemiş ve girmeyecek olması. Bir doktor olmadığımız halde damdan düşen kişiler olarak çok net söylüyoruz. Tip 2 diyabet, hipoglisemi, ürik asit yüksekliği, reflü vb pek çok hastalık sağlıklı beslenme ile 5-6 ayda kontrol altına alınır bir iki yılda da bu kişiler bu hastalıklardan tamamen kurtulur. Denemesi bedava… Bakın Canan Hoca bile bir TV konuşmasında tip 2 diyabet hastasını Sağlıklı Yaşıyoruz ’a nasıl yönlendirdi. 


Şimdi sayfamızı takip eden, Karatay sağlıklı beslenmesini uygulayarak hipoglisemiden, tip 2 diyabetten, gut hastalığından, reflüden kurtulan insanların hikayelerini toplamaya başladık. Yakında onları da bir sayfa olarak sunacağız. 


SAĞLIKLI YAŞIYORUZ

Nurçin & Okan Çağlar