D A M D A N    D Ü Ş E N L E R İ N     H İ K A Y E L E R İ


NASIL İYİLEŞTİM?

1 - GUT HASTALIĞINI NASIL YENDİM?

Sağlıklı Yaşıyoruz Ailesi üyeleri, Karatay Sağlıklı Beslenmesi ile GUT hastalığını nasıl yendiklerini, yüksek ürik asit değerlerini nasıl düşürdüklerini anlatıyorlar.

Bu dosyamızda Prof. Dr. Canan Karatay'ın ve Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın gut hastalığı ve ürik asit yüksekliği ile ilgili yazılarını da bulabilirsiniz.

Siz de gut hastalığını yenme ve yüksek ürik asit düşürme hikayenizi paylaşmak isterseniz, Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Not : Bu yazı dizisindeki tüm iyileşme hikayeleri örnek olması için verilmiştir. Herkesin durumu kendine özeldir. Mutlaka doktorunuza danışınız.

______________________________________________________________________________________________________

Handan GÖÇENGİL GÜVEN


Karatay beslenmesi sonucunda GUT, dolayısıyla metabolik sendrom ve yüksek tansiyon hastalıklarının kısa sürede sonra erdiğinin en güzel canlı örneğinin ben olduğumu düşünüyorum.

1.5-2 yıl boyunca 50 yıl öncenin bilgilerini uygulayan  beş farklı doktorun kapısını çaldım. Yaptığım sıkı perhizlere (et, süt, süt ürünleri, balık, brokoli, mantar, nohut, sakatat vs yasaktı) ve üstüne günde iki adet ürik asit ilacı, bir adet metabolik sendrom , bir adet tansiyon ve ilave ağrı kesiciler kullandığım halde, ürik asitim düşmeyip ,sürekli yükselmekteydi, 8.8-9 gibi değerlere yükselmişti. Ayak bileklerimde kızarıklık, şişlik,eklemlerimde ağrı ve böbreklerimde sızı oldukça benim de endişelerim artmaktaydı. Böbreklerimi kaybetme endişesine kapılmıştım, mutsuzdum. Bu kadar sıkı diyete ve ilaç kullanmama rağmen sonucun kötüye gitmesi canımı sıkıyordu. Prof.Dr. AHMET AYDIN'ı merakla ve ilgiyle takip etmekteydim.Eşinin arkadaşım olması  ve aynı semtte  oturmamız nedeniyle sık sık karşılaşma ve gut  hakkında  merak ettiğim soruları  sorma imkanım   olduğundan sıkıntı  ve  endişelerimden bahsettim. Ahmet Aydın'ın önerisi ile  kendisinin GUT dosyasını okuyup, Ürik asit artışının esas nedenin şekerler; özellikle de früktoz olduğunu öğrendim.Yine   Ahmet  Aydın  hocanın önerisi ile  Taş  Devri Diyeti veya Karatay Sağlıklı Beslenmesi uyguladığımda Gut  hastalığının düzelebileceğini öğrendiğimde, bilgileri defalarca okuyup   Canan Efendigil Karatay hocanında kitaplarında bilinenin aksine kandaki ürik asidi et yemenin   yükseltmediğini, yani gut hastalığının nedenin etli yiyecekler değil de şeker gibi aşırı miktarda tüketilen karbondihratlar olduğundan  bahsetmesi    bilgilerini  birleştirip Ürik asit yüksekliğini, şeker ve kötü karbonhidratlar yani yüksek glisemik indeksli karbonhidratların   sebep olduğunu  beynime  nakş edip ve tüm bilgileri özümseyip  Karatay Sağlıklı Beslenmesi'nde karar kıldım. 20 Ekim 2013'te kızımın destek ve gayretleri ile birlikte hayatımı değiştiren beslenme şekline adım atmış oldum.  

Daha ilk haftada, çok olumlu sonuçlar görmeye başladım. İkinci ayın sonunda yaptırdığım tahlillerde ürik asitim 7.2'ye düşmüştü. Her tahlil sonunda sonuçlar daha da iyiye gitmekteydi. Sekiz ay sonunda 4.5 olmuştu. Karatay beslenmesine 31 aydır devam etmekteyim, ürik asitim 4.5 Metabolik sendrom sona erdi. Tansiyon problemi yok. Şu an hiçbir ilacı kullanmıyorum. Şeker ölçüm aleti, tansiyon aleti kullanma derdi sona erdi. Bu üçü birbirini tetikleyip önüne geçilemeyen durumdaydı. Ben, bu dönemde diğer doktorların dediğinin aksine, bol miktarda et, süt ürünleri, balık, tereyağ, kuyruk yağı,yumurta, sakatat tükettim. Bol bol su içtim. Ester Vit C'yi sürekli kullandım. Günde üç fincan türk kahvesi içtim. Ürik asitim 4.5'e düşene kadar, gün kurusu haricinde taze meyve tüketmedim.

Her şerde bir hayır vardır düşüncesinden yola çıkarak, gut dolayısıyla senelerdir vermek isteyip de veremediğim kilolarımdan da kurtulup 35 kilo verdim. 56-58 bedenden 46 bedene indim. Tüm tahlil sonuçlarım bugüne kadar hiç olmadığı kadar güzel ve istikrarlı. Karatay beslenmesine başladığımızdan beri Omega 3, K2 vitamini, B12 vitamini, D vitamini, magnezyum, ara ara Ester Vit C gıda takviyeleri  haricinde , hiçbir ilaç kullanmamaktayım.

Prof.Dr. Ahmet Aydın, Prof.Dr.Canan Efendigil Karatay, Çağlar Ailesi ve Sağlıklı Yaşıyoruz ekibi, benim gut hastalığımın ve bununla bağlantılı pek çok sıkıntımın sona erip sağlıklı yeni bir yaşama kucak açmama sebep ve yardımcı olan kişilerdir. Onlara sonsuz teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum.

Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar. Ömrüm boyunca benim yaşadığım sıkıntıları, sağlık problemlerini yaşayan kişilerle Karatay Sağlıklı Beslenmesi'nin sonuçlarını paylaşmak, sağlıklarına kavuşmalarına vesile olmak benim minnet borcumu ödememe yardımcı olacak ve beni mutlu edecektir.

KARATAY BESLENMESİ=İLAÇSIZ SAĞLIKLI YAŞAM

Sağlıklı Yaşıyoruz Ailesi ile elele sağlıklı günlere.

Handan GÖÇENGİL GÜVEN

______________________________________________________________________________________________________

Sadık EBCİM


Çok yararlı olduğunu zannederek yıllarca evimde ve iş yerimde her çeşit meyveyi, hem kendim yedim, hem de konuklarıma ikram ettim. Birçok akşam hafif olsun diye normal yemek yerine, meyve yerdim. Bu yemek düzeniyle kilo veremediğim gibi üstüne ilave oldu. Sonuçta Tip 2 Diyabet ve Gut adı verilen, iki adet nur toplu gibi hastalığım oldu.

Tip 2 diyabet nedeniyle bayılmalarım bir başka konu. Gut nedeniyle, her sene 5-6 kez korkunç ağrılı ataklar yaşıyordum. Gittiğim doktorlar -laf aramızda içlerinde pek meşhur şöhretler de var- et, kuruyemiş, bakliyat, balık gibi bitkisel ve hayvansal gıdaları yasakladılar.

Oldukça disiplinliyimdir. Dediklerini uyguladım ama sonuç sıfır. Ataklara devam. Topallamadan gezdiğim gün yok. Kızım bir gün Ahmet Aydın Hocamızın Taş Devri Diyeti kitabını getirdi. Okumaya başladım. Bu arada Kuzguncuk ve Moda'dan mahallelim olan Sayın Karatay Hocamızın kitaplarını da okuyordum. Her ikisi de problemin meyve şekeri olduğunu, karaciğeri meyvenin zehirlediğini yazıyorlardı. Meyveyi bıraktım. Bu arada tabii ki unu, şekeri de bıraktım. Bitkisel ve hayvansal gıdaları beslenmemin ana ekseni yaptım.

Sonuç, kan şekerim hiç değişmiyor. Asla iç çekilmesi, bayılma yok. İki seneden fazladır tek bir gut atağı yok. Her gün 10 km yürüyüş normal. Verilen 15 kilo da bonus. Ben bu hocalarıma nasıl dua etmeyeyim?

Allah onlardan razı olsun. Bu arada motivasyonumu devamlı etkileyen çalışma ve paylaşımlarınızın katkısı için siz değerli Çağlar Ailesi'ne de sonsuz teşekkürler.

Sadık EBCİM

13 Mart 2015 - İstanbul

______________________________________________________________________________________________________

Nurçin İZGİ ÇAĞLAR


Ben Karatay Diyeti'ne başlamadan önce neredeyse vejetaryen gibi besleniyordum. Deniz ürünleri, balık, tavuk, kanatlı hiç yemem. Koyun eti yemezdim. Dana etini de nadiren bazı şekillerde yerdim. Sebze ağırlıklı beslenirdim, beslenmemin en vazgeçilmez unsuru ise meyvelerdi. Tam bir meyve tutkunuydum, susadığım zaman bile su yerine sulu bir meyve yemeyi tercih ederdim.

50'li yaşlara adım attığımda ilk kez check-up yaptırdım. Sonuçlarda her şey iyiydi ama ürik asitim referans aralığının üst sınırını çok az geçmişti. Doktorun ilk sorusu siz çok mu et yiyorsunuz oldu. Ben tabii çok şaşırdım ve cevabı verdim. Cevabıma da doktor şaşırdı ama çok yüksek olmadığı için çok üzerinde durmadı fazla protein almayın dedi. Ertesi sene durum aynıydı, her halde bende yapısal olarak böyle bu durum dedim, geçtim.

Karatay Diyeti'ne başladıktan sonra protein tüketimim çok arttı, en azından günde 2 yumurta yemeye başladım. Ayrıca beslenmede proteinin önemini kavradığımdan yiyebildiğim et yemeklerini daha sıklıkla yemeye başladım. Ancak meyve tüketimim günde 1 adetle sınırlandı. Yaptırdığım ilk tahlilde ürik asitim çok düşmüştü. İşte o zaman Canan Karatay'ın kitabında okuduğum ürik asitin yükselme nedeninin protein değil de şeker mekanizmasında bozukluk ve en çok da früktoz olduğu gerçeğini yaşayarak iyice öğrenmiş oldum.

Nurçin İZGİ ÇAĞLAR

15 Mart 2015 - Datça

______________________________________________________________________________________________________

Prof. Dr. Canan Karatay'ın "Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık" Kitabından İlgili Bölüm :

"Et, gut hastalığına neden olur mu?

Bilinenin aksine kandaki ürik asidi et yemek yükseltmiyor, yani gut hastalığının nedeni etli yiyecekler değil de şeker gibi aşırı miktarda tüketilen karbonhidratlardır.

Christian B. Allan ve Wolfgang Lutz, Life Without Bread (Ekmeksiz Hayat) kitabında bu konuyu grafiklerle açıklıyorlar.[194]

Ürik asit yüksekliğini, şeker ve kötü karbonhidratlar yani yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar yapıyor. Ürik asit metabolizması, şeker metabolizmasına bağlıdır. Şeker metabolizması bozulunca, ürik asit metabolizması da bozuluyor. Şeker metabolizması, düşük glisemik indeksli karbonhidratlarla düzelince, ürik asit değerleri de doğal olarak düzeliyor. Hemen ilaca saldırmak, işleri daha da karmaşık bir duruma sürüklüyor. Önemli olan kilo vererek insülin düzeyini düşürmek. Böylece metabolik bozukluklar da düzeliyor.

Lutz ve Allan, geniş kapsamlı araştırmalarını anlattıkları kitaplarında, aynı zamanda aşırı karbonhidrat yenilen bir yemekten sonra, kalp krizi geçirenlerin, yağlı yemeklerden sonra kalp krizi geçirenlere oranla %75 daha fazla olduğunu da bildiriyorlar.[65] Aşırı karbonhidratlı yemeklerden sonra, aşırı miktarda insülin hormonunun salgılanması, kalp krizini tetikliyor. Oysa daha önce de bahsettiğimiz gibi, yağlı yiyecekler aşırı miktarda insülin salgılatmıyorlar. İnsülin, sempatik sinir sisteminin en güçlü uyarıcısıdır, unutmayalım! Kırmızı et kilo vermeyi başlatır, zayıf ve dinç kalmayı sağlar.

Ayrıca Türkiye’de o kadar çok glüten alerjisi var ki bunun sebebi de aşırı miktarda tahıl unu ve pirinç tüketimidir. Maalesef herkes kabızlıktan dert yanıyor. Ama ekmeği kestiklerinde bağırsaklar çalışıyor... Kilo vermek isteyenler, kalp ve tansiyon hastaları, şekeri yüksek olanlar, unlu ve doğallığını kaybetmiş yiyeceklerden uzak durmalıdırlar. Yapılan birçok bilimsel çalışma, ekmek yemeyi bırakanların kan şekeri, trigliserid ve ürik asit değerlerinin normalleştiğini göstermiştir.[86]"

Prof. Dr. Canan Karatay

______________________________________________________________________________________________________


Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın "Taş Devri Diyeti" Kitabının Son Baskısından Gut ile İlgili Bölüm

Yazının tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz : http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1335

"Peki gutun nedeni nedir hocam?

Gut, ürik asidin yapım fazlalığından, ya böbreklerden atımının az olmasından kaynaklanıyor. Klasik tıp kitapları tümörler, kemoterapi, geniş yanıklar ve doku yıkımı, bazı kalıtsal hastalıklar dışında görülen ürik asit yükselmelerinin nedeninin bilinmediğini yazıyorlar. Ki bu bütün ürik asit yüksekliği olan hastaların %90’dan daha fazlası bu gruba giriyor.

Sizin buna itirazınız mı var?

Evet var. Ürik asit yüksekliği çok sık görülen bir durum. Bunun sebebinin bilinmemesi tuhaf.

Yani siz nedenini biliyor musunuz?

Büyük ölçüde evet. Esas düşman gözden kaçıyor ya da kaçırtılıyor. Ürik asit artışının esas nedeni şekerler; özellikle de früktoz. Früktoz temel olarak balda, çay şekerinde, meyvelerde ve özelikle de mısır şurubunda bulunan bir şeker.

Şeker tüketiminin azaldığı Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nda gut hastalığı da azalmış. Son yıllarda früktoz tüketiminde müthiş bir artış oldu. Bunun nedeni çay şekeri, meyve ve balın daha fazla yenmesi değil. Esas neden früktozun en önemli kaynağı olan ve diğer şekerlerden çok daha ucuz olan mısır şurubunun aşırı tüketilmesi.

Daha önce mısır şurubunun zararlarından bahsetmiştik. Ama konunun önemi sandığımızdan daha büyük. Çünkü ürik asit artışı sadece romatizmal bir hastalığa yol açmıyor; obezite, hipertansiyon, diyabet, kan yağlarının yüksekliği, karaciğer yağlanması, depresyon, böbrek yetersizlikleri ve kronik iltihabi hastalıklar gibi hastalarda da ürik asit yüksek bulunuyor. Deney hayvanlarına früktoz verildikten birkaç dakika sonra kan ürik asit seviyesini artırıyor ve yukarıdaki hastalıklar görünüyor. Eğer ürik asit seviyesi düşürülürse bu hastalıklardan kurtulunuyor. Deney hayvanlarına früktoza eş değer miktarda glikoz ya da laktoz (süt şekeri = Glükoz + galaktoz) verildiğinde ise bu hastalıklar görülmüyor. O nedenle früktoz önemli.

Eskiden ürik asitin bu hastalıklar sonucu oluştuğu zannedilirdi. Yeni yapılan araştırmalar ise ürik asit’in bu hastalıkların sonucu değil, nedeni olduğunu kuvvetle düşündürüyor. Aslında ürik asit yüksekliği metabolik sendromun bir parçası. Laboratuvar hayvanlarında ve insanlarda yapılan araştırmalar aşırı früktoz tüketiminin (günde 50 gramın üzeri) metabolik sendrom yaptığı gösterilmiş (1).

Ürik asitin bir yığın da kalp ve damar ile ilgili yan etkileri var; früktoz ve ürik asit, trigliserid adı verilen yağ maddesinin üretimini de artırıyor. Bu yağ karaciğerde birikerek karaciğer yağlanmasına neden oluyor. Ürik asit nitrik oksit sentezini azaltarak damar daralmasına ve hipertansiyona neden oluyor. Ürik asit CRP üretimini de artırıyor. CRP vücutta ve damarlarda iltihabı artırıyor. Ürik asit azalması ile damar fonksiyonları da düzeliyor (2).

Neredeyse bütün dahiliye doktorları gutlu hastalarına çok az et yemelerini öneriyor. Bu ne kadar doğru?

Kırmızı et tüketiminin fazla olmasının da ürik asit miktarını artırdığı klasik bir bilgi olarak kitaplarında yazıyor. Gerçekten de etler ve diğer proteinli gıdalar pürinlerden çok zengin. Pürinler metabolize olduklarında son ürünleri ürik asit oluşuyor. Düz mantıkla gidersek fazla proteinli gıda yiyenlerde gut hastalığı olması gerekiyor. Acaba ne kadar doğru?

Bakın diyetleri protein ağırlıklı olan Avusturalyalı Aborjinler, Eskimolar ve Masailer gibi doğal yaşayan topluluklarda gutun çok görülmesi lazım değil mi? Hiç görülmüyor (3). Bu bir dogma.

Size 2000 yılında prestijli bir romatoloji dergisinde aynı konuda yayınlanmış bir araştırmayı da anlatayım (4). Araştırıcılar 12 gut hastasına yüksek proteinli, düşük şekerli bir diyet vermişler. Araştırmanın sonunda 12 hastadan yedisinin ürik asit düzeyleri düşmüş ve gut atakları azalmış!

Çok şaşırtıcı, bu nasıl oluyor?

Çünkü pürinlerden zengin proteinli gıdalar yenildiğinde böbreklerden ürik asit boşaltımı artıyor (5)."

Prof. Dr. Ahmet Aydın

______________________________________________________________________________________________________

"Damdan Düşenlerin Hikayeleri - Nasıl İyileştim?" serisinin tüm yazıları için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

http://woto.com/damdan-dusenler

1) Gut hastalığını nasıl yendim?

2) Karaciğer değerlerimi nasıl düzelttim?

3) Crohn ve IBS (Hassas Bağırsak Sendromu) hastalıklarını nasıl yendim?

4) Alerjik rinitten nasıl kurtuldum?

5) Çağın hastalığı fibromiyaljiden nasıl kurtuldum?

6) Tiroidimi aldırmaktan nasıl kurtuldum?

______________________________________________________________________________________________________

Sağlıklı Yaşıyoruz